30 Eylül 2008



Anlamsız kaldı hep arkadan gelen sesler…hayatında bir yer edinemeyen tutunamayan ne varsa sesini bırakıp gitmişti… o sadece seslerden örülü bie hayatta göremediği insanların tanıyamadığı hayatların izlerini taşıdı durdu…boş ve anlamsız seslerdi… duyduğunda hiçbir şey çağrıştırmaycak kadar uzak sesler…duydukça kulakta aşınalık yaratan sesler olamayan seslerdi…her seferinde tanımak bilmek hissetmek arzusu uyandıran seslerdi.. o seslere karışan bir ses vardı bu sefer…but i’m alone again,alone again...ne bu ses ne de diğer sesler ona hiçbir zaman ait olamamıştı…son duyduğu sesi bu yüzden sevmiş,bu yüzden hissetmişti…alone again..yine yalnız…hep yalnızdı çünkü..koca bir hayatı yalnızlıkla dolu günlerle geçirmişti…o yüzden seslerin sahipleri yoktu hayatında..o yüzden seslere bukadar sahip çıkmştı..onlar da olmasaydı yalnızlığına bir de sessizlik eklenicekti ki,bunu kaldıramazdı o güçsüz elleri…arkadan gelen son sese kulak verdi…it hurts me so,to hear your crying in your sleep…hayatının nasıl’ını,neden’ini anlamıştı sonunda…bir ağlama sesi…anı dolduran başka sesler….insan sesleri….hiçbiri ona ait olamamış insanların sesleri…arkadan gelen son sesler..bir hıçkırık…bir çığlık…

Hiç yorum yok: